Wednesday, August 09, 2006

Münih - Michaelskirche

Münih'teki Michaelskirche şimdiye kadar gördüklerim içinde en çok hoşuma giden kilise. Kapıdan girince solda bi odacık var (odacık denmez muhtemelen ama isimlerini bilmiyorum). Aşagıdaki resim bu odacıgın resmi; ortada küçük bi defter var, yanında da mum yanıyor:



















Yukardaki resimde kapıda asılı cerceveler görünüyor, onlardan birinin fotografı bu da:



















Çok kabaca çevirmeye calısırsam diyor ki: "İnsan sevdigi birini kaybettiginde cektigi acı dayanabilecegi maximumun sınırına erişir. "..." Daha sonra üzüntü denizinden umut ve güven adası orataya cıkar. Kaybedilen kişiyle paylaşılan anlar, bu kişiyle bağlantılı yerler ve tecrübeler hatıraların tutundugu adalardır. Sevilen kişinin hatırasının sadece bir kişide degil bir toplulugun hatıraları arasında yer aldıgını bilmek ferahlatıcıdır. Sembolik bir hatıra mekanı ("Ort des Erinners"i baska türlü ceviremedim) olan bu deftere istediginiz kisinin adını yazarak, onun hatırasının yasayacagından emin olabilirsiniz. "..."

Ben bu yazıyı okuyunca hiç böyle bir acı yasamadıgımı ve bu tarz bi ferahlama yöntemine hiç ihtiyaç duymadıgımı düşündüm. Sanırım şanslıyım. Sonra bi an (hiç bu kadar büyük bi acı çekmemiş bi insan olarak) kendimi bi oyunun içinde gibi hissettim. "Sevdigin insanın hatırası yaşayacak" vs tarzında cümleler.. ("Üç vakte kadar...") Hatıra ne demek, hatıranın yaşaması(korunması ya da) ne demek? Gönüllü olarak kendimi kandırmamı bekliyor benden bu yazı. Sanırım dinler ve kiliseler üzerine (ya da camiler) ruhen biraz daha olgunlaşınca düşünmeliyim. Ama bu kadar büyük bi acıya ev sahipligi yaptıgını iddia eden bir deftere sahip ise kilise, deftere "I was here!" seklinde yazıların yazılmasına engel olmasını beklemek hakkım en azından. Ya da cercevetilmiş yazıyı yazan kim, bunu bilmek de hakkım. Ya da ben Hristiyan degilim anlamıyor muyum? Ya da blogda daha fazlasını yazmamalıyım :)

No comments: